KÖK ÇAKRA
Bu çakra, kuyruk sokumu kemiğinin sonunda yer alır. Kök çakra, fiziksel bedenin enerji kaynağıdır ve dünyayla olan bağlantımızı simgeler. Dünyaya kök salmamız ve kendimizi emniyette hissetmemiz, iyi çalışan bir kök çakra ile mümkün olabilir. Temel yaşam fonksiyonlarımızı sürdürmemiz açısından bu çakra çok önemlidir. Sağlam kökü olmayan bir ağaç nasıl ilk fırtınada devrilirse kök çakrası iyi çalışmayan bir insanda zorluklarla mücadele edemez. Kök çakra; bacaklar, ayaklar, kemikler, kalın bağırsak, omurga ve sinir sistemini kontrol eder. Aynı zamanda cinsellikle de ilgisi vardır.Kök çakra, kırmızı renk yayar. Kök çakranın elementi topraktır.Kök çakranın fiziksel olarak kendini güvende hissetme duygusuyla direkt ilgisi vardır. Ayrıca seçilen mesleği ve bu meslekteki başarı seviyesini de etkiler. Sağlıksız çalışan bir kök çakra; bağırsak, bacak, omurga ve sinir sisteminde çeşitli sorunlara yol açar. Aynı zamanda kişinin zorluklarla mücadele edememesini, kendini güvende hissetmemesini ve dünyayla arasında uyumsuzluklar oluşmasına yol açacaktır. Bu bölgede yaşamsal kundalini enerjisi bulunur ve bu enerjinin uyandırılmasıyla insan bilincinin hayal edemeyeceği olaylar yaşanır. İlk çakra, diğer çakraların sağlıklı çalışması için çok önemli bir fonksiyona sahiptir.

  1. SAKRAL ÇAKRA
    Erkeklerde penisin, kadınlarda ise klitorisin iki parmak üzerinde bulunur. Cinsel enerjiyi ve zihinsel üretkenliği simgeler. Heyecan duyma, isteme, imajinasyon yeteneği, aile kurma ve maddiyat bu çakra ile bağlantılıdır. Sakral çakranın elementi su, rengi ise turuncudur. Bedende; böbrekler, idrar torbası, dolaşım sistemi, lenfatik sistem, üreme organları, anne sütü sakral çakranın etkisi altındadır. Kan hastalıklarına, düzgün çalışmayan sakral çakra yol açar. Cinsel sorunların çoğunun nedeni de bu çakradaki enerji dengesizlikleridir. Bu çakra, yaşamda bir akıcılığın meydana gelmesine yardım eder. Elementinin su olması da bunun bir simgesidir. Yaşamın doğal akışında ilerlemesi, düzgün çalışan bir sakral çakra ile mümkün olabilecektir. Bu çakranın düzgün çalışması, yaşamsal tıkanıklıkları da çözecektir. Ayrıca sanatsal yetenekler ve zihinsel üretkenlik, düzgün çalışan sakral çakra ile söz konusu olabilecektir. Bu çakrada enerji blokajları ya da dengesizlikleri olduğunda zihinsel üretkenlik kısırlaşacaktır.
  2. SOLAR PLEKSUS ÇAKRA
    Göbek deliğinin yaklaşık iki parmak üstünde bulunur. Adına, güneş sinir ağı çakrası da denir. Bu çakra; diğer insanlarla ilişkilerimizi, beğenilerimizi, toplumsal kimliğimizi, irademizi ve amaçlarımıza ulaşmaktaki kararlılığımızı simgeler. Kendini kontrol etme ve başarı isteği de bu çakrayla ilgilidir. Bedende ise karaciğeri, sindirim sistemini, pankreası, onikiparmak bağırsağını ve dalağı etkiler. Göz ve görme ile ilgili fonksiyonlar da bu çakranın etkisindedir. Solar Pleksus Çakra’nın rengi sarı ve elementi ateştir. Tibet’te sadece bu bölgeyle ilgili imajinasyonlar yapıp ateş solunumu adı verilen özel bir solunum yöntemini kullanan lamaların -40 derecede çıplak durabildikleri ya da buz dağlarını sadece dayanarak eritebildiklerini biliyoruz. Bu çakranın düzenli çalışması insan hayatı için oldukça önemlidir. Düzensiz çalışan bir solar çakra sadece karaciğer, mide, bağırsak sorunlarına yol açmakla kalmaz aynı zamanda amaçlarımıza ulaşmamızda çok büyük engellere sebebiyet verir. Yetersiz çalışan solar çakra; yaşamsal istekleri dışlamak, otoriteye boyun eğmek, mücadelelerden kaçmak, bireyselleşmeyi reddetmek, sosyal yaşamdan uzaklaşmak ve depresyon gibi sorunları da beraberinde getirecektir. Düzgün çalışan solar çakra ise uyumluluk, hedefleri iyi belirleme ve bunları takip etme, davranışları kontrol altında tutma, bağımsız hareket edebilme ve başarıya ulaşmayı sağlayacaktır.
  3. KALP ÇAKRASI
    Vücutta -göğsün tam ortasında- kalbin hizasında yer alır. Sevgi, şefkat, fedakarlık, duygusal bütünlük, kendini adayabilme, derin mutluluk gibi özellikleri simgeler. Bu çakra direkt duygularla ilgilidir. Timüs bezi bu çakranın etkisindedir ve ürettiği hormon mutluluk hormonudur. Timüs uyarıldığında salgıladığı hormonlar, kişide haz ve mutluluk duygusu yaratır. Timüs bezi; büyümeyi düzenler, bağışıklık sistemi hücreleri olan T hücreleri burada üretilir ve lenf sistemini kontrol eder. Vücutta; kalp, sırtın üst kısmı, ciğerlerin alt kısmı, kan ve dolaşım sistemi fonksiyonları bu çakranın etkisindedir. Eğer vücudunuzda bu bölgelerde herhangi bir sağlık sorununuz varsa kalp çakranızda bir enerji blokesi, düzensizliği ya da bu çakranın aşırı çalışması söz konusudur. Bu çakranın rengi yeşil ve pembe, elementi ise havadır. Ayrıca dokunma duyumuz da bu çakranın etkisindedir. Birçok kültürde dokunmanın sevgi ifadesi olarak yer alması bu duyunun kalp çakrası tarafından etkilenmesindendir. İnsanlar ellerinde olmadan sevdikleri insana dokunmak isterler. Kalp çakrası, tüm çakraların merkezinde yer almaktadır ve diğer çakraları da önemli ölçüde etkilemektedir. Düzensiz çalışan kalp çakrası; duygusal sorunlar, bencillik, yalnızlık eğilimi ya da sevgiye bağımlılık, soğukluk hatta kalpsizlik dediğimiz merhametsiz ve sevgisiz davranışlar oluşturacaktır. Birçok hastalık, sevgisizlik ile başlamakta ve sevgi ile bitmektedir. Sevgi görmeden büyüyen çocuklar, ilerleyen yaşlarda alkol kullanımı ve uyuşturucu bağımlılığından şiddet eğilimine kadar birçok negatif durum yaşamaktadırlar. Aslında tüm bağımlılıklarda kaybedilen ya da asla bulunmayan katıksız sevgi arayışı vardır. Kişi; sigarayı, alkolü ya da uyuşturucuyu aradığı; eksikliğini duyduğu sevginin yerine koymuştur. Daha doğrusu içindeki boşluğu böyle doldurmaya çalışıyordur. Bağımlılıkları olan insanların kalp çakralarında sorunlar bulunmaktadır.
  4. BOĞAZ ÇAKRASI
    Vücuttaki yeri, boyun ve boğaz arasındaki çukurdadır. Konuşma yeteneğimizi, ses tellerimizi, dürüstlüğü, düşüncelerimizi, duygularımızı, doğru ve açık olarak anlatma yeteneğimizi bu çakra simgeler. İnsan vücudunda boyun, boğaz, çene, ses telleri, bronşlar, ciğerlerin üst kısmı ve kollar bu çakranın etkisindedir. Tiroit bezi de bu çakra ile ilgilidir. Tiroit bezinin vücudun gelişiminde oynadığı önemli rol ve yiyeceklerin enerjiye dönüşüm hızını düzenlemekteki işlevi göz önüne alınırsa bu çakrada meydana gelebilecek bir enerji dengesizliğinin ne gibi sonuçlar oluşturacağı daha iyi anlaşılabilir. Eğer bu bölgelerde ya da konularda bir sağlık sorunu yaşıyorsanız boğaz çakranızda bir enerji blokajı, dengesizliği ya da aşırı çalışması gibi bir sorun var demektir. Bu çakranın yaydığı renk açık mavidir. Aynı zamanda işitme duyusu da bu çakra ile ilgilidir. Duygularımızı , düşüncelerimizi, isteklerimizi kısacası kendimizi doğru ve cesur bir şekilde ifade etmemiz, düzgün çalışan bir boğaz çakrası ile mümkün olacaktır. Eğer bu çakrada herhangi bir enerji dengesizliği varsa kişinin kendini ifade etme yeteneği gelişmemiştir. Kekeleme olabilir, yalan söyleme alışkanlığı gelişebilir, konuşma esnasında ses zorlukla çıkabilir veya utangaçlık gelişebilir.
  5. ALIN ÇAKRASI (“3.GÖZ”)
    Vücutta -alnın ortasında- iki kaşın arasında yer alır. Bu çakraya üçüncü göz çakrası da denir. Sezgi gücü, altıncı his gibi duyu dışı algılamalarımızı etkileyen bu çakradır. Vücutta ise duyu organlarını kontrol eder ve beyinle direkt bağlantılıdır. Bu çakranın kontrol ettiği iç salgı bezi hipofizdir. Hipofiz, temel salgı bezidir çünkü endokrin sistemindeki diğer salgı bezlerinin çalışmalarını kontrol eder. Diğer bezlerin uyumlu çalışması için hipofizde bir sorun olmaması gerekir. Yorgunluk, sinirsel hastalıklar, migren ve sinirsel iltihaplar bu çakrada oluşmuş enerji düzensizliklerinden kaynaklanır. Bu çakranın enerjisinin bloke olması, düzensiz çalışması ya da aşırı çalışır bir halde olması kişide sadece akıl ve mantıkla yaşama durumunu meydana getirir. Sezgiler ve iç görüler kaybolur. Yaşam, sadece maddi istekler çerçevesinde döner. Ruhsal gelişme reddedilir. Zihinsel olarak da belli bir konuya ya da düşünceye saplanıp kalma ve esnek olamama gibi durumlar ortaya çıkar. Düzenli çalışan alın çakra, sezgi gücünü arttırır. İçten gelen sesler, mesajlar haline gelir ve düşünceler gerçekleşmeye başlar. Alın çakranın rengi çivit mavisidir.
  6. TEPE ÇAKRASI
    Tepe çakrasına, taç çakra da denir. Vücutta kafanın üstünde, en yüksek noktada bulunur. Bu nokta, bebeklerde bulunan ve sonradan kapanan bıngıldak dediğimiz bölümdedir. Tepe çakrası, yüksek bilincimizle bağlantılıdır. Evrensel enerjiyi aldığımız yer taç çakradır ve bu çakra tamamen açıldığında diğer çakradaki tüm tıkanıklılar da çözülür. Sahip olduğumuz dinsel inançların gücü ve Yaradan’a teslimiyet bu çakra ile ilgilidir. Tepe çakra, vücutta epifiz bezini etkiler. Epifiz bezinin tam olarak işlevleri bilim adamlarınca kesin olarak açıklanamamıştır ancak vücudun doğal dengesinin korunması konusunda çok önemli olduğu bilinmektedir. Düzgün çalışamayan tepe çakra, kaygılar ve bütünlükten kopma duygusu verecektir. Yaşamda amaçsız olma ve kendini gerçekleştirememe de tepe çakrasıyla ilintilidir. Uyumlu çalışan tepe çakrası ise evrenle olan uyumu sağlamaya, kişinin kendi içinde bütünlüğüne ulaşmasına yardımcı olur. Ruhsal aydınlanma yaşanır. Tepe çakrasının rengi mordur.

Eğer herhangi bir çakranızda blokaj, travma ya da tıkanıklıklar varsa bunların mutlaka temizlenmesi gerekir. Aksi halde ilgili çakranın etkilediği alanlarda fiziksel, duygusal, zihinsel ya da ruhsal sorunlar yaşarsınız.